Hülya Gedik “Önümüzdeki Süreçte Rekabette Geri Kalmamak ve Dijital Dünya ile Entegrasyon için Dijital Dönüşüm Kaçınılmazdır”

2. Türk – Alman İnovasyon Zirvesi: Sanayi 4.0 – Üretimde Dijitalleşme“ 15 - 16 Mart 2017 tarihlerinde Le Meridien İstanbul Etiler'de gerçekleştirildi.

Hülya Gedik “Önümüzdeki Süreçte Rekabette Geri Kalmamak ve Dijital Dünya ile Entegrasyon için Dijital Dönüşüm Kaçınılmazdır”
Hülya Gedik “Önümüzdeki Süreçte Rekabette Geri Kalmamak ve Dijital Dünya ile Entegrasyon için Dijital Dönüşüm Kaçınılmazdır” Tugrul Demir
Bu içerik 278 kez okundu.
Reklam

Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik’in açılış konuşması ile başlayan zirve iki ülkeden yenilikçi ve üretici şirketlerin, kurum ve kuruluşların kıdemli yöneticileri, sanayicileri ve bilim insanlarını üretim sanayinde dijitalleşme konularının tartışılması ve kalıcı işbirliklerinin kurulması noktasında bir araya getirdi.

Otomotiv, makine, kimya, yenilenebilir enerji, elektrik, tıbbi ve otomasyon teknolojileri gibi farklı sektörlerden “Sanayi 4.0” alanında çalışmalar yürüten yenilikçi ve teknoloji ağırlıklı uluslararası firmaların alanında uzman CEO ve genel müdürleri ile uluslararası satış, iş geliştirme ve Ar-Ge´den sorumlu üst düzey yöneticileri zirvede AR-GE ortaklıklarının kurulması, yatırım olanakları ve sürdürülebilir inovasyon işbirliklerinin arttırılması konularını tartıştılar.

Bu seneki zirvenin açılış konuşmasını yapan Gedik Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Gedik Türk-Alman endüstriyel ilişkilerinin köklü geçmişini hatırlatarak başladığı konuşmasında 4. Endüstri Devrimi: Sanayi 4,0, dijital dönüşüm ve yakın gelecekteki etkileri üzerine görüşlerini sundu.

İnsanlığın kapsamı ve karışıklığı bakımından daha öncekilerle karşılaştırılamayacak ölçüde bir teknolojik devrimin başlangıcında olduğunu belirten Hülya Gedik, önümüzdeki süreçte tüm sektörleri etkileyecek yeni iş ve çalışma modelleri ortaya çıkacağını ve bu modellerin daha hızlı, insanüstü iş ve çalışma süreçlerini de beraberinde getireceğini söyledi.

Rekabette geri kalmamak ve dijital dünya ile uyum içinde olabilmek için dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğunu belirten Hülya Gedik, şu an en önemli gündem maddelerinin “dijital dönüşümü” 54 yıldır faaliyet gösteren sanayi şirketlerinin tüm departmanlarındaki iş süreçlerine uygulayabilmek olduğunu söyledi. Akademik kısımda ise İstanbul Gedik Üniversitesi’nde “Dijital Dönüşüm Merkezi” kuracaklarına değinen Hülya Gedik, bu konuda bilgi almak isteyen sanayi veya hizmet kolundaki şirketlere bu iş süreçlerini anlatma ve hazırlamada rehberlik yapacaklarını söyledi.

Zirve kapsamında katılımcılara dağıtılan, İstanbul Gedik Üniversitesi yayınlarından çıkan John Markoff ‘un Sevgi Dolu Makineler adlı kitabına da değinen Hülya Gedik “4. Sanayi Devrimi ile birlikte artık “ dijital çağı “ konuşuyoruz. İletişimimiz, pratik ve taşınabilir olmasından dolayı akıllı telefonlara dönüşmüş vaziyettedir. İş hayatımızda da her alanda dijitalleşmeye doğru dönüşüm yaşamaktayız” diyerek dijitalleşmenin firmaların iş yapış şekilleri ve organizasyonlarında önemli değişimler yaratacağının altını çizdi.

Zirvenin 2. gününde gerçekleştirilen “Smart Manufacturing for the Future” – “Gelecek için Akıllı Üretim” başlıklı genel oturumda ise Gedik Holding CEO’su Dr. Mustafa Koçak konuşmacı olarak yer aldı.

 

Editöre Not : Sevgi Dolu Kitap Hakkında Bilgi

New York Times’ın Pulitzer ödüllü bilim yazarı John Markoff’un kitabı Machines of Loving Grace insan–robot ilişkisine farklı bir bakış getiren kitaplardan sadece biri.

Markoff, World Wide Web dünyasını haberleştiren ilk isim. Kitabında temelde sorduğu iki soru “Akıllı makineler bize yardımcı mı olacak yoksa yerimize mi geçecekler? Bu sistemleri biz mi kontrol edeceğiz yoksa onlar mı bizi yönetecek?

John Markoff, insanlarla robotları bir noktada birleştirmek ve onlar için ortak bir zemin bulmak adına bir çalışma yapmış. Yaptığı gözlem ve araştırmalar, Sevgi Dolu Makineler başlığı altında “ İstanbul Gedik Üniversitesi Yayınları” ndan çıktı.

 

Sevgi Dolu

ÖNSÖZ

İnsanlık, kapsamı ve karmaşıklığı bakımından daha öncekilerle karşılaştırılamayacak ölçüde bir teknolojik devrimin başlangıcındadır. Teknoloji dünyasındaki yenilikler çok hızlı ve kapsamlı bir şekilde birbiri ardına gelmektedir. Teknolojinin yükselişi, insan doğasının değişmez temelleri olarak kabul edilen her şeyi etkisi altına almaktadır. Bugüne kadar görmediğimiz ölçüde mobil cihazların işlem güçleri, depoloma yetenekleri ve bilgiye erişim, Yapay Zeka ve üstün geliştirilen yetenekler, insan üstü bir sürece bizi götürmektedir. Önümüzdeki süreçte, yapay zeka ile idare edilen robot ve otomasyon ağırlıklı bir dünya düzeni kurulacağı kaçınılmazdır. Ürkütücü görünmekle birlikte heyecan verici bir süreçtir. Bu sürece girildiğinde, tüm sektörleri etkileyecek yeni iş ve çalışma modelleri ortaya çıkacak ve bu modeller, daha hızlı iş ve çalışma süreçlerini de beraberinde getirecektir. Böylece, hangi sektörde olursa olsun işletmelerin verimlilik ve performanslarının daha üst düzeye taşınması, buna karşılık şu an var olan bir çok ürün, hizmet, yaşam şekli ve mesleklerin de ortadan kalkması kaçınılmaz olacaktır. Elinizdeki kitap, teknolojik devrim ile birlikte Yapay Zekanın bir çok sektörde yer alması ve insanlar ile yapay zekanın ortak zeminde etkileşimini anlatan sıra dışı bir kitaptır. Teknolojik gelişim ile birlikte yapay zekanın, insan zekasından daha üstün ve yenilemez olduğu gerçeğine zamanla alışmak gerekecektir. Yapay zekanın varoluşunu hazırlayan insan zekası olmasına rağmen insan zekasının zamanla yenik düşeceği gerçeği de ayrı bir çelişkidir.

Gedik Sanayi Şirketlerinin içinde bulunduğu ve üzerinde çalıştığı dijitalleşme, nesnelerin interneti ve üç boyutlu (3D) baskı cihazları ile üretim süreci, önümüzdeki 10 yıl içinde daha da gelişip bir çok sektöre örnek teşkil etmesi ve yayılması öngörülmektedir. Bu sayede ihtiyaç duyulan her ürün yerinde üretilebileceğinden, taşıma ve stok tutma işlemleri rafa kalkacak ve bugünkü geleneksel yöntemler ile üretme yöntemleri maliyetli ve yavaş süreçler haline gelecektir.

Önümüzdeki süreçte, fiziksel, dijital ve biyolojik dünyada teknolojiler iç içe geçmek suretiyle hayatımızı derinden etkileyecektir. Bu etkileşim, geleneksel düşüncelerden arınıp yıkıcı (disruptive) ve yenilikçi (innovative) çerçevede stratejiler geliştirmeyi zorunlu hale getirecektir. Bu bağlamda, yollardaki araçların büyük kısmının çevre dostu, düşük maliyetli, elektrikle çalışan araçlar olacak olması, daha temiz ve sessiz şehirleri beraberinde getireceğinden bu da konunun olumlu tarafıdır. Güneş enerjisi ile çalışan araçlar da daha sonraki süreçte elektrikli araçların yerini alabilecektir. Güneş enerjisi maliyetinin düşeceği, kömür ve petrole ihtiyacın azalacağı öngörülmektedir. Bununla birlikte içinde bulunduğumuz yüzyılda çok kısa süreç içinde şoförsüz araçlar yollarda görülebileceği gibi, özel araçlar devrinin kapanması da kuvvetle muhtemeldir. Sağlık sektörü teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte, yıllarını iyi tıp eğitimi almak için uğraşan doktorların geleneksel yöntemlerle hasta teşhis etmesi yerine, yapay zekalı akıllı aletlerin hastanın vücudundaki sorunlu kısmı taraması yoluyla teşhis, daha doğru ve kesin olabilecektir.

Üniversitede bölüm seçme aşamasında olan gençler; seçecekleri mesleğin gelecekte de geçerli olup olamayacağını dikkatlice irdelemelidir. Günümüzdeki bir çok meslek kaybolup yerini yapay zekâ tarafından yönetilen meslekler alacağından, bugünün gençleri gelecekte, mesleğini insandan daha iyi yapan yapay zeka ile rekabet edecekler ve mesleklerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalabileceklerdir. Bu durumda, Günümüz gençlerinin düşündükleri meslek, dijitalden uzak ise o meslek uzun ömürlü olmayabilecektir.

Bilindiği üzere artık “ dijital çağı “ konuşuyoruz. İletişimimiz, pratik ve taşınabilir olmasından dolayı akıllı telefonlara dönüşmüş vaziyettedir. İş hayatımızda da her alanda dijitalleşmeye doğru dönüşüm yaşamaktayız. Dijitalleşme şirketlerimizde iş yapış şekilleri ve organizasyonlarında da önemli bir değişim yaratmaktadır. Dördüncü Sanayi Devrimi ya da Endüstri 4.0 olarak da adlandırılan bu yeni evre, milyarlarca akıllı cihaz ve makinenin yüksek miktarlarda veri üreterek sanal ve gerçek dünyaları birbirine bağlaması ile sektörlerde yarattığı dönüşümü ifade etmektedir. Dijital ya da akıllı fabrika konsepti ile hız ve esneklik ön planda tutularak, işletmelerde verimlilik ve karlılığı en üst seviyeye taşımak amaçlanmaktadır.

Gedik Üniversitesi tarafından yayımlanan “Sevgi Dolu Makineler”“ kitabı, halihazırda günlük yaşamımızın içine girmiş olan ve yapay zeka ile idare edilen robotları anlatmaktadır. Unutmayalım; yapay zeka ile çalışan robotlar, insanlığın bugüne kadar karşı karşıya olduğu en güçlü rakiptir. Fırsatlar ile birlikte riskleri de birlikte barındıran akıllı robotları anlatan bu kitabı, tüm gençlere tavsiye ederim. Ben çok keyif alarak okudum. Bu kitabın basımında emeği geçen başta Değerli Rektörümüz Prof. Dr. Berrak Kurtuluş olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürü bir borç bilirim.

Hülya GEDİK

GEDİK ÜNİVERSİTESİ Mütevelli Heyet Başkanı

Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CEYDA DÜVENCİ HAYATIN VE MUTLU OLMANIN KIYMETİNİ BİLENLERE SESLENİYOR
CEYDA DÜVENCİ HAYATIN VE MUTLU OLMANIN KIYMETİNİ BİLENLERE SESLENİYOR
Mersin’de Turizm Adı Altındere ile Şahlanıyor
Mersin’de Turizm Adı Altındere ile Şahlanıyor