Vicdan...
Bahattin Güzel

Vicdan...

Bu içerik 11069 kez okundu.
Reklam

Yine her sabah olduğu gibi servisime bindiğim kaldırımda bekliyordum. Ben kaldırımın ucundaydım, arkamdan geçen tekerlekli bir sandalye gördüm. Ve de üstünde oturan masum, muhtaç, güzeller güzeli, tatlı mı pek o kadar tatlı 5-6 yaşlarında bir kız çocuğu... Evet bu kızın, bu bahsettiğim dünyadaki bütün sevimlilikleri simasında barındıran meleğin, bacakları yoktu. Ne tuhaf değil mi... Ama halen dünyanın en mutlusu o yüzündeki tebessüm papatyalarıyla... Öyle bir tavırda sanki... Göz göze geldik sonra... Bende bir baktım gamzelerim oluşuvermiş bir anda... Benim yanaklarıma tebessümleşti bir an, onun yanaklarındaki dünya gibi... Sonra bir an acıma duygusu oluştu sanki bende... Hayır dedim kendi kendime bunu yapmamalıydım ona. Çünkü nasıl hak edebilirdi ki bu masumlukla... Paklıkla... Halime hemen şükrettim o an. Şükürler olsun. Ne insanlar bu haldeler bir düşünelim... Allah‘ımıza bin kere şükürler olsun verdiği sağlık için... İnsandık hepimiz. İnsan olabilmekti bütün gayemiz. Öyle değil miydi yoksa..? Öyle olmalıydı... Vicdan ile hareket eden bir varlığız değil mi... Şükretmeliyiz halimize...

 

Arabamla gidiyordum. Süratım var epey. İleride de ışıklar. Işıkların yanında da duran eline yanlış hatırlamıyorsam beyaz bir poşette domates ve koyu yeşil poşette de taze fasulye... Beli bükük bükük hepsini taşıyor eski toprak... Kırmızı ışığın yanacağının ışıklardan epey gerideyken anlamıştım. Yavaşladım iyice ve durdum. Yanımda da annem vardı. Annem elindeki gazeteye dalmış. Bende beklerken yeşil ışığın yanmasını ben ile vicdanımın kapışmasını izlemekteydim. Bekledim bekledim bekledim... Böyle tam yeşil ışığın yanacağı sıralardı. Vicdanım ezdi artık beni ve indim arabadan iner inmez de yeşil ışık yandı arabaları durdurdum adeta... Gittim teyzemin yanıma, girdim koluna, karşı kaldırıma kadar eşlik ettim. Yüzünde korku vardı ama rahatlığı da hissetmemek imkansızdı...

 

 Karşıya bıraktıktan sonra iyi ki yapmışım dediğim bir an daha yaşadım o an. Teyzenin bana ‘’Allah razı olsun’’ demesiydi. Tamam işte dünyalar benim oldu. Daha başka ne isteyebilirdim ki ben..! Allah’ım razı olsun gerisi mühim değil zira... Annem bırakmış elindeki o gazeteyi beni izliyor, biraz da yeşil ışık yandığı için arkadan gelen korna seslerinin telaşını yaşıyordu. Ama benim arkadaki arabalar umrum da değildi, yine de haklarını yememek adına hızlı hızlı arabama bindim ve hızla ilerledim... Annem de sonra bana şöyle dedi: ‘’Oğlum benim, kuzum benim, iyi ki benim kuzumsun sen, Allah senden razı olsun...’’ diyerek yanağıma anne öpücüğünü kondurdu ve dünyalar bir kez daha benim oldu...

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
CEYDA DÜVENCİ HAYATIN VE MUTLU OLMANIN KIYMETİNİ BİLENLERE SESLENİYOR
CEYDA DÜVENCİ HAYATIN VE MUTLU OLMANIN KIYMETİNİ BİLENLERE SESLENİYOR
Mersin’de Turizm Adı Altındere ile Şahlanıyor
Mersin’de Turizm Adı Altındere ile Şahlanıyor