banner5

banner4

Ölmüş ağaçlara hayat veren sanatçı; Bilal Doğar 

Doğada ölmüş denebilecek, gübreleşmek üzere iken ağaçları alıp onlara yeniden hayat veren Sanatçı Bilal Doğar, Osmaniye Kitap Fuarı'nda ilginç bir sergiye imza attı. Ölmüş, doğada hayatını kaybetmiş ağaçları işleyerek yeni bir esere dönüştüren Doğar, temiz kalbinin ve ruhunun aynasını eserlerine de yansıtıyor. 

KÜLTÜR-SANAT 02.11.2021, 14:24 02.11.2021, 14:53
Ölmüş ağaçlara hayat veren sanatçı; Bilal Doğar 

Ruhundaki sanatın farkına varmak herkesin başarabileceği birşey değil aslında. Gerçek bir sanatçı, neyi boş bir tuval gibi görürse ona ilmek ilmek dokunur ve tüm yaratıcı emeği ile bir eser ortaya çıkarır. 
Sanatçı, birçok şekilde ifade edebilir sanatını. Kimisi sesiyle, kimisi görselle kimisi de yazı ile... Yeri gelir bir taşa bile sanatını işler sanatçı. Yarattığı eser o sanatçının yüreğindeki derinliğin imzası ve kimliği olur. 

Anadolu’da huzur içinde yaşayan, her ağaç parçasına hayat veren ve sanata dönüştüren bir ustadan bahsetmek istiyorum. Doğada ölmüş denebilecek, gübreleşmek üzere iken ağaçları alıp onlara yeniden hayat veren Sanatçı Bilal Doğar, Osmaniye Kitap Fuarı'nda ilginç bir sergiye imza attı. Ölmüş, doğada hayatını kaybetmiş ağaçları işleyerek yeni bir esere dönüştüren Doğar, temiz kalbinin ve ruhunun aynasını eserlerine de yansıtıyor. 

"Objemi dağda bulduğum zaman onu kendi ellerimle hazırlarken hikayesini de yazmış oluyorum zaten. Benimle bütünleşiyor. Onu yaşıyorum." diyen ağaçları sanata dönüştüren Sanatçı Bilal Doğar ile sohbet ettik. 

Meyra Yurttaş: Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Bize kendinizi anlatır mısınız?
Bilal Doğar:
Adım Bilal Doğar. 1958 yılında Osmaniye’de doğdum. Evliyim, bir kızım ve iki torunum var. Kendi halinde sıradan bir insanım aslında. 

Meyra Yurttaş: Herhangi bir yerde bir eğitim aldınız mı?
Bilal Doğar:
Aslında modelistim. Kumaş tasarımları yapardım. Ağaç  ve taşları işlemekle ilgileniyordum. Bu işin eğitimini almadım. Ancak benden eğitim almak isteyenler oldu. Bunun bir Allah vergisi olduğuna inanıyorum. 

MAKİNE KULLANMADAN ESERİNE ŞEKİL VERİYOR

Meyra Yurttaş: Gereken malzemeleri nerede ve nasıl buluyorsunuz?
Bilal Doğar:
Dağlarda, ormanlarda, nehir yataklarında düzenli rutin gezilerim oluyor. Orada gördüğüm her bir doğa harikasına baktığımda, "bu eriyip yok olmamalı" diye düşünüyorum.O anda beynimde bazı görüntüler oluşuyor. Neye benzetiyorsam o şekli vermek için onları yanıma alıyorum. Sonra da onlara şekil veriyorum. Sadece çürümüş, ölmüş ağaçları alıyorum. Makine kullanmadan sadece ellerimi kullanıyorum. Herhangi bir metal veya yapıştırıcı da kullanmıyorum. Doğallığını korumak ve ömrünü uzatmak içinse yat verniği kullanıyorum. 

Meyra Yurttaş: Ne kadar zamandır bunu yapıyorsunuz ve bu yeteğinizi ne zaman fark ettiğiniz?
Bilal Doğar:
3 yıldır uğraşıyorum. Yeteneğim çok uzun yıllardır vardı. Esnaftım, vakit bulamıyordum. Emekli olduğum zaman ilgilenmeye başladım. 

Meyra Yurttaş: Tüm bunları tek başınıza mı yapıyorsunuz? Herhangi bir yardım alıyor musunuz?
Bilal Doğar:
Üç yaşındaki torunum benim asistanım. O ağaçların üzerindeki talaş ve toprakları temizler. Bazen benimle gezmeye gelerek o da güzel parçalar bulmama yardım eder. 

Meyra Yurttaş: Şu gördüğümüz ağaç köklerine benzeyen şekiller neredeyse büyüleyici güzellikte. Bu eserleri nasıl bu hale getiriyorsunuz?
Bilal Doğar:
En sevdiklerim beni kendine en çok çeken onlar. Ağaç köklerini olduğu gibi alıyorum ve nasıl durması gerekiyorsa o hale getiriyorum. Parçaları birleştirmek zorunda değilim. Bunları Amanos Dağları'nda ve nehir yataklarında buluyorum. Birbirine sarılı sarmaşık halde duruyorlar. Tamamen doğal kendi halleri üzerinden şekillendiriyorum. 

BİRKAÇ DOKUNUŞLA ÖLÜMSÜZLEŞİYORLAR

Meyra Yurttaş: Dağ, bayır, ırmak gezip bu zenginlikleri keşfedip sanatınıza mı yansıttınız?
Bilal Doğar:
Kesinlikle... Tek bir parçayı bile ıskalamamaya çalışıyorum. Uzun uzun inceliyorum, bakıyorum ve üzerinde düşünüyorum. Bakmak ve görmek arasındaki fark bu. Düşünsenize! Çürümüş bitmiş tamamen ölü halde. Birkaç dokunuşla ölümsüzleşiyorlar bunun gerçekten tarifi zor. Bu bana mutluluk ve doyum veriyor. 

 ELLERİMLE HAZIRLANIRKEN HİKAYESİNİ DE YAZIYORUM

Meyra Yurttaş: Her objenin bir hikayesi mi var?
Bilal Doğar: Objemi dağda bulduğum zaman onu kendi ellerimle hazırlarken hikayesini de yazmış oluyorum zaten. Benimle bütünleşiyor. Onu yaşıyorum. Örneğin; kurumuş bir ağaç kabuğundan baba, sırtında bebeğini taşıyan bir anne,  hamile bir kadın, herhangi bir hayvan biçimi.  Bazen bir yuva çiftlik evi, bir bebek beşiği, bir kitaplık, bir masa ama masalsı bir masa ortaya çıkarıyorum. Bu böyle uzar gider. 

"ESERLERİMİ SATMIYORUM"

Meyra Yurttaş:  Eserlerinizi satıyor musunuz?
Bilal Doğar: Hayır, satmıyorum. Her biri kendine özgü, nadir ve tek. Bir benzeri yok. Dolayısıyla çokça aldığım sipariş ve talepleri karşılayamıyorum. Bunlar benim çocuklarım gibi her biri ayrı bir değerde. Bu yüzden gelen talepleri üzülerek reddediyorum. Sadece kıramayacağım dostlarım almak istediklerinde veya sergilenecekse kabul ediyorum. 

Meyra Yurttaş: Peki, o zaman amacınız nedir? Eserlerinizle ne yapacak ve nasıl değerlendireceksiniz?
Bilal Doğar:
İstiyorum ki herkes bu değerlerin farkına varsın. Bir çürük ağaç diyerek geçmesin, değerlendirsin.  Dolayısıyla kendinde bu sevgiyi fark eden insanlara bunları öğretmek istiyorum, eğitimler vermek istiyorum. Bu bir hobi değil. Geri dönüşüm hiç değil. Bu aşkla yapılmış bir sanat ifadesi bana göre. Korkut Atay Üniversitesi güzel sanatlar fakültesi öğrencileri ile ilgili bir projemiz şu anda hazırlık aşamasında. 

Meyra Yurttaş: Yurt dışında da eserlerinize yoğun talep olduğunu öğrendim. Bununla ilgili ne söylersiniz?
Bilal Doğar:
Evet, talepler geliyor. Şimdilik özel bir ayna çalışmam var. Amanos Dağları'nda bulduğum bir ceviz ağacı parçasını kullandım. İsviçre Konsolosluğu'na göndereceğim, orada sergilenecek. Diğer talepler de henüz değerlendirme aşamasında.  

Meyra Yurttaş: Daha önce sergilendi mi? 
Bilal Doğar:
İlk kez Osmaniye Kitap Fuarı'nda bu yıl sergileniyor. Sizler de varlığınızla beni onure ettiniz, çok teşekkür ederim. Büyükşehirlerde ve özellikle İstanbul’da sergilemek istiyorum. Umarım süreç, kısa zamanda bunu bize sağlar. 

"HİÇBİR AĞACI OBJEYİ ÇÖP OLARAK GÖRMEYİN" 

Meyra Yurttaş: İnsanlığa bırakmak istediğiniz sanat mesajınız nedir?
Bilal Doğar:
Hiçbir ağacı objeyi çöp olarak görmeyin. Eğitiminiz varsa kullanın. Eğer yoksa ve istiyorsanız bunun peşinden gidin ve vazgeçmeyin. Kendi yaratıcılığınızı ortaya koyun. Hepimizde aslında bu yetenek var ve uyanmayı bekliyor. 

Meyra Yurttaş: Ülkemizden, Osmaniye’den böyle büyük bir değer çıkması. Bana göre ve ülkemiz adına gurur duyulacak bir şey. 
Bilal Doğar:
Çok teşekkür ederim. Ben çok büyük bir insan değilim. Sadece yaptığım şeyi aşkla yapıyorum. Hepimiz bunları kendi adımıza ne şekilde olursa olsun başarabiliriz.  

Yorumlar (0)
15
parçalı bulutlu