banner5

banner4

08.09.2021, 13:24 144

SEÇİMİN ARİTMETİĞİ

Sevgili Okurlar

Erken seçim tartışmaları üzerinden dönen ve özellikle Millet İttifakının cumhurbaşkanı adayının kimin olacağı yönünde tartışmalar ve siyasi yorumlar  yoğun bir şekilde tartışılmaya başlandı.

Ancak öncelikle Cumhur ve Millet ittifaklarının seçim manifestolarında yer alan bir konuyu hatırlatmakta fayda var.

Bir tarafta AKP MHP ve destekleyen BBP’nin oluşturduğu ve Cumhurbaşkanlığı   sistemi üzerinden ittifak yapan Cumhur İttifakı partileri; diğer tarafta ise CHP İYİ parti ve destekleyen SP güçlendirilmiş  Parlamenter Sisteme dönüş yapacağını söyleyen Millet İttifakı partileri  ar.

Tek durumda kalan HDP  ile Deva gelecek Memleket Saadet ve diğer partilerin de Parlamenter sisteme yönelik söylemleri dahilinde muhalefet tarafının topluca güçlendirilmiş parlamenter sisteme döneceği yönünde benzer görüşlerde olduğu söylenebilir.

Bu nedenle bence seçime farklı bir bakış açısı da getirebilmek mümkün. Zira bu açıdan bakıldığında önümüzde ki seçim, bu sistem tartışmasının biraz daha alevlenmesine neden olacak.

Milletvekilliği seçiminde kullanılan oylara göre Cumhur İttifakının ya da Cumhurbaşkanlığı sisteminden yana olan partilerin alacağı oy toplamının %50’den aşağı kalması halinde muhalefet ya da Güçlendirilmiş Parlamenter sistemine geçeceğini belirten partiler, seçmenin verdiği oy ile Cumhurbaşkanlığı sisteminden dönülmesi gerektiği mesajını verdiğini dile getireceklerdir.

Ancak öte yandan Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Recep Tayyip Erdoğan’nın tekrar seçilmesi halinde ise bu defa Cumhur İttifakı, seçmenin Cumhurbaşkanlığı sisteminden yana olduğunu belirttiğini dillendireceklerdir.

Böyle bir olasılık yani Cumhur İttifakının meclis çoğunluğunu kaybetmesine rağmen Cumhurbaşkanı adayının Recep Tayyip Erdoğan olması mümkün mü?

Seçmenin oy verirken dikkat edeceği kriterlerin başında sistem tartışması olmayacaksa böyle bir şeyin olabileceğini söyleyebiliriz.

Ülkemizde ittifaklar, görüşleri birbirine benzer partiler ile kurulmuş değil. Özellikle Millet İttifakını oluşturan partilerin, siyasi yelpazede oldukça geniş bir alana yayıldığı gözetildiğinde milletvekili seçiminde sayısal üstünlüğün muhalefete geçmiş olması halinde  bunun Cumhurbaşkanlığı seçimine yansımasının mümkün olmayacağını bilmeleri gerekir.

Millet İttifakının bu yelpazenin çoğununu kabul edebileceği bir aday bulup bulamayacağını ya da belirlenen adayın seçim stratejisini nasıl belirleyeceği ve propagandasının şekli konusundaki tartışmaları ve gelişebilecek olayları  bir yana bırakırsak; muhalefet içinde yer alan Deva, Gelecek, Saadet ve hatta millet ittifakının adayına göre HDP seçmeninin bir kısmı Cumhurbaşkanlığı seçiminde mensubu bulunduğu ittifakın adayını desteklemeyecek ve Recep Tayyip Erdoğan yönünde oy kullanacaklardır.

Bu konuda seçmenin oyunu, meclis çoğunluğu kime geçecek ise cumhurbaşkanının da o çoğunluğun içinde yer alan partilerin desteklediği ittifakın adayına vereceğini düşünmüyorum. 

Zira neredeyse tüm kamuoyu anketlerinde Recep Tayyip Erdoğan, Cumhur İttifakının aldığı oydan %3-4 puan fazla oy alıyor.

Yani seçmen meclisteki çoğunluğu muhalefet partilerine verirken Cumhurbaşkanı adaylığı söz konusu olduğunda tercihini Recep Tayyip Erdoğan’dan yana kullanıyor.

Belki belli bir kesimde olabilecektir ama genel olarak seçmenin  bu şekilde farklı ittifaklara oy vermesinin sistemi tıkadığı ya da en azından zorlaştırdığının farkına varacağını da pek zannetmemekle birlikte cumhurbaşkanlığı seçiminin sadece ikinci tura kalması halinde bu döngünün değişebilme imkanı var.

Şöyle ki,

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasındaki kilit parti HDP. Biraz iddialı olacak ama aday olursa biraz da Muharrem İnce.

HDP aday gösterirse ve/veya Muharrem İnce  Cumhurbaşkanı adayı olur ise seçimin ikinci tura kalması kuvvetle muhtemel.

HDP’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde büyük bir oranla partisinin adayına oy vereceği düşünüldüğünde HDP Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasındaki en önemli parti olacaktır.

Öte yandan Muharrem İncenin adaylığı bir önceki seçimde gösterdiği başarının az da olsa bu seçime de yansıması olacaktır diye düşünüyorum. Zira Muharrem İnce Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başta HDP ve İYİ parti olmak üzere olmak üzere tüm partilerin seçmeninden de oy almıştı.

Hatırlarsanız bu parti adayları Meral Akşener ve Selahattin Demirtaş  meclis seçimlerinde partilerinin aldığı oydan daha az oy almışlardı. 

 Bu nedenle seçim barajı nedeni ile Memleket Partisine oy verilmemekle birlikte Muharrem İnce,  partisinin alacağı oyun sayıca değilse bile oranca üzerinde bir oy alacaktır.

Sonuca gelir isek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sadece iki aday ile yapılması halinde Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimin ilk turda kazanması neredeyse kesin gibi.

Hal böyle olur ise yukarıda bahsettiğimiz Cumhurbaşkanlığı sistemi ile Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem arasında yaşanacak tartışma daha ortaya çıkmadan sonlanacaktır.

Bunun değişmesi için Cumhurbaşkanlığı seçiminin çok adaylı yapılarak ikinci tura kalması, ayrıca oluşan meclis aritmetiği dahilinde meclis çoğunluğu ile cumhurbaşkanlığı seçimini aynı ittifak adayının ya da daha doğru deyimle muhalefet kanadının desteklediği adayın kazanması halinde sistem tartışmasının doğacaktır.  

Cumhurbaşkanlığı seçiminin iki turu arasındaki süre, ikinci turda seçmenin mecliste desteklediği parti ya da ittifakın adayına oy vermesi yönünde değerlendirilirse sürpriz sonuçlar olabilir. Tabi ki sandık güvenliğini sağlamak kaydı ile…

Diğer taraftan İttifak adayının kim olacağı bile belli değilken bu konular hakkında konuşmak erken. Ama umarım Millet İttifakı kendi içinde bile hafiften aday konusunda birbirlerine açık konuşmak yerine birbirlerine mesaj gönderirken bu nasıl olacak göreceğiz. Dilerim, AKP’nin siyaset mühendisliği üzerinden yaptığı tüm algı operasyonları savuşturulup seçmenin karşısına düzgün bir aday çıkarılır.

Yorumlar (0)
15
az bulutlu